Amerika'da yapılan bir araştırma, başta üniversite öğrencileri olmak üzere gençlerin eski nesle oranla daha benmerkezci, egoist ve kendini beğenmiş olduğunu ortaya koydu. Yeni nesil "sen özelsin" telkiniyle agresif, güvenilmez, menfaatçi hale dönüştü.
İnsanın sahip olduğu niteliklerin, bilgi, beceri ve davranışların geliştirilmesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de revaçta. Performansı geliştirme, kişilikleri olumlu yönde değiştirebilme ve iletişim sorunlarını ortadan kaldırmak için uygulandığı ifade edilen NLP ile kişisel gelişim çalışmaları büyük bir sektör haline geldi. Bu tür çalışmalar birçok genci başarıya motive etmede, stresi yönetmede, strateji geliştirmede, fikir üretmede, yönetme tekniklerinde olumlu sonuçlar veriyor. Birçok şirket bu çalışmalarla strateji de belirliyor. Ama bu çalışmaların olumlu olduğu kadar olumsuz yönleri de olabileceği tartışma konusu. ABD'de bir grup psikoloğun yaptığı araştırmaya göre, başta üniversite öğrencileri olmak üzere zamane gençlerinin, seleflerinden daha narsist ve daha benmerkezci olması dikkat çekiyor. Yaptıkları kapsamlı bir araştırmayla bu sonuca ulaşan beş psikolog, bu trendin yakın gelecekte Amerikan toplumundaki kişisel ilişkileri yaralayabileceği uyarısı da yapıyor. Araştırma grubunun lideri San Diego Eyalet Üniversitesi'nden Prof. Jean Twenge, AP haber ajansına yaptığı açıklamada, "Çocuklarımıza sürekli olarak 'sen çok özelsin' demeyi bir an önce terk etmeliyiz." uyarısında bulunuyor. Prof. Twenge, "Çocuklarımız yeterince ben-merkezci karaktere geldiler zaten." diye konuşuyor.
Twenge ve arkadaşları, Amerika genelinde 16 bin 475 üniversite öğrencisine uyguladıkları ve 'Narcissistic Personality Inventory' adı verilen değerlendirme çizelgesinin 1982-2006 yılları arasındaki sonuçlarını karşılaştırdılar. NPI olarak bilinen standartta, "Dünyayı ben yönetseydim daha iyi bir yer olurdu, 'Özel bir insan olduğumu düşünüyorum', 'Hayatımı istediğim şekilde yaşayabilirim" gibi ifadeleri deneklerin paylaşıp paylaşmadıkları soruluyor. Bugüne kadar bu alanda en kapsamlı ve yaygın araştırmayı yaptıklarını ifade eden uzmanlar, NPI seviyesinde, 1982 yılından beri istikrarlı bir artış gözlemlendiğini hatırlattılar. 2006 yılı sonuçlarına göreyse, gençlerin üçte ikisi 1982 yılının ortalama skorunun en az yüzde 30 daha fazlasına sahip. Georgia Üniversitesi psikologlarından Keith Campbell, narsizmin faydalı olduğu yerler de olabileceğini ifade ederken, "Maalesef, narsizmin toplum için oldukça olumsuz sonuçları da var." diyor.
Narsistler eşlerini aldatıyor
Araştırma narsistlerin, romantik ilişkilerinin çok kısa sürdüğü, eşlerini aldatma risklerinin yüksek olduğu, duygusal sıcaklık eksikliği yaşadıkları, rolcü olduklarını, güvenilemez, kontrol etmeyi seven ve şiddete meyyal oldukları iddialarını da dile getiriyor. "Bugünün genç Amerikalıları daha kendinden emin, daha iddialı ve daha yetkin oldukları halde neden en sefil kuşak?" adlı bilimsel makalenin de sahibi olan araştırma grubu lideri Jean Twenge, narsistlerin empatiden mahrum olduklarını, agresif reaksiyonlar ve eleştirilerde bulunduklarını, kendi menfaatlerini başkalarına yardıma tercih ettiklerini söylüyor.
80'li yıllarda başlayan ve gençlerin kendisine güvenme duygusu aşılamayı amaçlayan 'Özgüven Hareketi'nin bu konuda aşırıya gitmesinin de yeni kuşakta narsizmin artışında önemli rol oynadığını belirten uzmanlar, 'Frere Jacques' adlı ünlü çocuk şarkısının, bugün birçok anaokulunda, "Ben çok özelim / Bana bak'" şeklinde söylendiğine dikkat çekiyorlar.
Narsizmin hızla arttığına vurgu yapan Keith Campbell ise buna karşı bir devanın bulunabileceğine çok emin olamadığını dile getirerek, "Aşırı özgür bırakma katkı yapıyor. Potansiyel ilaç daha otoriter bir ebeveynlik olabilir. Ebeveynler daha az göz yummalılar." şeklinde görüşlerini dile getiriyor. California Üniversitesi tarafından geçtiğimiz ay yayınlanan bir raporda da yeni kuşağın yaklaşık dörtte üçünün en fazla önem verdiği şeyin finansal açıdan iyi duruma gelmek olduğu belirtilmişti. Bu şekilde düşünen gençlerin oranı 1980'de yüzde 62 ve 1966 yılında da yüzde 42'ydi.
[HABER ANALİZ] Narsisizm nedir?
Narsisizm kendini beğenmişlik hastalığıdır. Narsist kişilerde şu özellikler bulunur:
1. Dinlemezler: Her şeyi bildiklerine inanırlar. Narsist bir kişi eğer bir kurumun üst yöneticisi konumundaysa yönetim toplantılarında, bir ya da iki ast elemanla yapılan toplantılarda hep o konuşur, diğerleri dinler.
2. Empati kurmazlar: Narsistlerde empati yani başkalarının ne hissettiğini anlama yeteneği gelişmemiştir. Son derece benmerkezci düşünürler.
3. Kendilerini her şeyden çok severler: Kendini beğenmiş kişiler başarılarını, yeteneklerini abartırlar. Kendilerini farklı ve özel bir kişi olarak algılarlar. Kendilerini her şeyden çok severler.
4. Eleştiriye kapalıdırlar: En dostça eleştiriden bile rahatsız olur ve kendisini eleştirenleri düşman kabul ederler.
5. Vefasızlık ve nankörlük normaldir: Kullandıkları kişiyle işleri bitince ona sırtlarını döner, vefasızca davranırlar. Vefasızlık ve nankörlük kendini beğenmişlere göre normal davranışlardır.
6. İnsanlara değer vermezler: Her başarı onların eseridir. Her türlü başarı onun öngörüsü, zekâsı, oluşturduğu stratejisi, güç ve kararlılık sayesinde kazanılmıştır.
7. Zenginlik, başarı, güç, ihtişam ararlar: Devamlı takdir edilme, itibar görme, iltifat arayıp durma çabasındadırlar. Övgü, kendini beğenmişlerin besinidir.
8. Amaçları, hayran kitlesi oluşturmaktır: Kendini beğenmiş kişiler muhatap aldığı kişiyi kendilerine hayran etmeye çalışır.
9. Hem kıskanır, hem kıskanıldığını düşünürler: Başkalarını kıskanır, başkalarının da kendilerini kıskandığına inanırlar. Kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanırlar. Son derece menfaatçidirler.
PROF.DR.RAMAZAN YİĞİTOĞLU - Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi
Cemal T. Demir zamangazetesi
04 Mart 2007, Pazar
10 Kasım 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder